8.gün

günaydın.

bugünüm erken biticek biliyodum. dünde balığa yem atmayı unutmuşum galiba, atmışta olabilirim bilmiyorum.

toka kafama saplanmış, acı hissizleşmiş bildiğin saçlarımla oynarken farkettim.elimi yüzümü yıkadım, kahvaltı olarakta bi karam yedim, yetti.

eski çalıştığım yere gidicektim bugün ziyarete. emre de gelmek istiyodu. kaldırdım onu, saat 2 falandı, giyindik hazırlandık falan yola çıktık.

metroya binicektik. istasyona giderken bi bmw gördük çok güzeldi, sahibiyle konuşalım dedim emreye satıyomu nabıyo ne kadara almış falan diye. emre boşver diye geçiştirdi.

metroda ilerledik 10 dk fln. fsm istasyonunda indik. ofise gittik kimse yok, aramadan gittim bilerek. gezmek istedim açıkçası, bişeyler oldun diye.

haydar abiyi aradım yakındadır diye, istanbuldaymış, evlenicekmiş. davetiyeler falan hazırlamışlar. camdan baktım ofikte biraz dğişim olmuş.

sonra bekir abiyi aradım diğer patron. o da bi şantiyedeymiş. nabıyosun ne ediyosun diye muhabbet ettik telefonda. hafta içi gel daha iyi olur falan dedi, uğrucam bi ara. inşallah orda işe başlarım

neyse dönerken annem aradı, elif aylığını alıcakmış anneminde, gelirken siz getirin dedi. elifin ofisede uğradık ordada elif bi de stajyerler varmış. biraz takıldık orda da. sonra karnımız acıktı tost yedik, dün es geçtiğimiz yerde bayada iyi yapıyomuş.

çıktık eve gidicez, dolmuşa doğru yürüdük. hemen bindik indik mahalleye.

babam çağırdı hemen, yardım edin falan diye ama çıktık pek yapılcak bişey yokmuş babamı biliyosun boş durmamamız için elinden geleni yapıyo. yardım ediyorum onu yapma bunu yap falan. sonra eve indim bilgisayarda takıldım biraz da sıkılıyorum artık bilgisayardan falan. uzun bi süre uyumak istedim, uyanmamak.başka yapçak bişey yokmuş gibi…

saat 7 ye doğru kuşlara çıktım, yarım saat falan durdum, babamla. doyurdum indim aşşağı.

akşam yemeği bi tabak yiyemedim. çünkü çk garip bi his vardı, tüm gün su içmediğimden mi ne, gitmiyodu hiçbişey.

tekrar yukarı iş yerine çıktım sonra, resşm çekmeyi unuttum özür dilerim. bi kaç eksik vardı bi dolap monte edilcekti yerler temizlencekti falan onları yaptık 1 saat.

modelleme yapayım dedim biraz, interetten ayarlara baktım falan güzel bişeyler çıktı ama yaptıklarım sadece ayarları kavramak için. bi bok çizemiyorum. anca bi hazır model verilcekte onda oynucam, öyle

sonra canım sıkldı biraz dışarı çıktım. furkanı aradım iboyla çıkmışlar dışarı. yarım saat caddeyi izledim sonra yaşar eniştem geldi. berberdeymiş. oturduk onla sohbet ettik, araba muhabbeti, balkon yapıyolardı onun muhabbeti. dondurma aldı falan yarım saat öncede ve girdim.

üşümüşüm dışarda, yada ev soğuk geldi biraz.

değiştim üstümü laptopu falan aldım, üstüme pikeyi örtüm, yazıyorum.

bu kadar boş bakışla geçiyo günlerim.

bekliyorum ama

umutla

saçma belki şairane olucak ama kelepçe vuramıcağımız umutla bekliyorum

ne olucağı belli olmayan

çünkü o kadar hissizleştim.

iyi geceler sana, özlüyorum

Allah’ım yardım et.

Gözümü açtığımda ilk beliren, onun hayali oluyor.

Elim yetmiyor, yardım et…

yarın fotoğrafını çekerim, 

boyasız, bitmiş halini görürsün

.

.

.

belki…

7.gün

günaydın.

saçları toplamadın uyudum, soğuk oluyor artık. kalktığımdada dağınık buldum. 12:30 flndı. kalktım hemen malum cuma bugün. annem yumurta kırdı, domates, peynir falan yedim yine.

giyindim, abdest aldım emreyi bekledim 5 dk. mal gibi uyuyo, kalktı anca.

ezan okudun, hemen girdik camiye, amca oğluna rastgeldik. beraber kıldık namazımızı.

üniversiteye gidicektim bugün, namardan sonra soluklandık biraz, kursun taksidi vardı, emrenin telefonunun taksidi falan ayarladık onları.

orhangazi üniversitesine gittik, dün abimle konuşmuştuk olurmu falan diye git bi konuş demişti. ama lys ye girmem gerekiyomuş. mf den baya puan çıkarmam lazım mış bide üstüne para vericekmişim 18 bin lira falan mimarlık için.

sonra ben lys ye falan girmedim dedim, mf den de o kadar yapamam falan dedim. iç mimarlık kas dediler. özel yetenek sınavı yokmuş, tm den alıyomuş iç mimarlık. seneye girersin falan dediler. ama parayıda almayı biliyolar. çok saçma hem sınava giricem, hem para vericem. ben zaten düzgün puan alsam devlet okuluna girerim, mantık çok yanlış.

herneyse anlıcağın olmadı yani, ama seneye denerim iç mimarlığı, bu sene açık öğretim 1. sınıfı okuyayımda. devamı gelir inşallah.

okuldan döndük eve. emre üstünü lekelemiş, ne ara yaptıysa. değişti üstünü heykele çıkçaktık, kotonda beğendiği bişey varmış onu almaya.

bi arkadaşı var onu aramak istedi. o da dershanedeymiş.onun yanına uğradık, onu aldık. kotona gittik. beğendiği şeyi aldık, kolsuz mont, kapişonlu falan. daha sonra emrenin telefonunun taksidini yatırdık

2-3 gün sonra fanta festivali varmış, sen geldin aklıma. sana dinlettiğim emre aydın şarkısı geldi. sen kapatmıştın bi süre sonra ama dinlettim yine. ilk kez birbirimizin sesini duymuştuk, o geldi işte.

biletlerini sorucaktık, zafer plaza migros var. para ile alabiliyomuyuz biletleri ona baktık ama kadın puan falan bişeyler karıştırdı. bizde alamıcağımızı görünce bıraktık, benim kursa doğru yola çıktık.

yürüdük baya, komşuya denk geldim, altıparmak takside çalışıyodu, selamlaştık falan.

kursa girdik, parayı ödedim, pazartesi dekontu gel al dediler. bugün normalde ders yok ya, kimse yokmuş. normal fiş kestiler, pazartesi ayarlıcam anlıcan.

sonra karnımız acıktı, zafer playa geri döndük. arkasında bi yer varmış orda yedik bişeyler, çıktık dolmuşa bindik saat 7 di falandı eve geldik.

kuşları açtım 10 dakika durabildim, satıcam hepsini. bıktım artık hepsinden. eve indim filiz ablam bizdeymiş, faruklar. bi ara video çekip yollamak istedim, öyle kaldı. biliyorum sen istediğinde çekmiyordum ama bu sefer gerçekten istedim.

yemek yedim saat 8 di. mısır böreği yapmış annem bi dilim yiyebildim. bilgisayara oturdum sonra, bişeyler çizmek istedim, çizemedim vidolar izledim onlarla ilgili çok sıkıldım. bi bok çıkmadı anlıcan sonra çocuklarla evin içinde maç ettim. fetiye ablam geldi, diğer yeğenlerde geldi, ev curcuna oldu.

musti aradı gelicem diye. tamda ablamların gitçeği saate denk geldi.

musti geldi yarım saat içinde, çiğ köfte almış. iyi geldi biraz açtı beni. sonra programla uğraştık, ona gösterdim neler yapabildiğimi. geliştirmemi söyledi. kafa var diyo ama imkan yok falan diye konuştuk çünkü amına koduğumu bilgisayarı kasıyo, bişey yapamadık.

kuş alıcakmış, muhabbet kuşu. pazar günü gidicez heralde beraber almaya, onu konuştuk. o varkende yazamadım, ondan geciktim. sonra bi arkadaşı aradı mustinin bizim mahalleden, elazığya gidiyomuş onla vedalaştık. bi saat fln, sonra 1 di eve döndük, iş yerini gösterdim. baya beğendi, ne yapılabilir ne our diye konuştuk bu saate kadar. eski çamaşır makinesini gösterdim. kırk yıllık merdaneli, sonra beşşiğimi gösterdim, bi kaç tane çanak falan vardı. bunlar hep eski tavan arasından çıktı, çok şaşırdı. bunları atma falan dedi. atmıcamda yenileyip saklıcam. bide 30 yıllı teyp var. onuda odanın bi köşesine koyucam.

geç oldu gideyim dedi.

20 dakika önce vedalaştık.

seni mustafaya söyleyemedim, sormadı da. benim planım vardı. grende çalışıyo o, beraber ben ygs den çıtıktan sonra tiramisu yemeye gittiğimiz yerde. oraya götürcektim orda tanıştırcaktım seni…

öyle yani

bugün biraz dolu gibi geçti ama aslında hep bi yorgunluk vardı üzerimde, hep bi yerlere diz çöküp oturmak istedim. dinlenmek istedim, çünkü çok gürültü vardı. sen yoktun, çok gürültü vardı, çok

ama şimdi rahatım bi nebze

bekliyorum,

özlüyorum,

çok özlüyorum.

dikkat et, çok dikkat et.

bekliyorum

iyi uyu, avucundan öptüğüm